2 Haziran 2010 Çarşamba

kaplıcalar ile ilgili bilinmesi gerekenler

Halk arasında ılıca, kaplıca, içmece, çermik, girme gibi değişik isimler takılan kaplıca suları, 20 dereceyi aşan sıcaklıkları ve ihtiva ettikleri maden tuzlarıyla şifa potansiyeli taşıyor. Bu suların bileşimlerinde ayrıca, karbondioksit ve kükürtlü hidrojen gibi gazlar veya radyoaktif elemanlar bulunuyor. Kadın hastalıklarından mide ağrılarına, egzamadan solunum yolu rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığa iyi gelen kaplıcalara gitmeden önce mutlaka doktora danışmak gerekiyor. Çünkü, hangi kaplıcanın hastalığınıza iyi geleceğine, ne kadar müddetle faydalanacağınıza ancak doktor karar vermeli. Günde kaç defa, ne zaman ve ne miktarda içileceği yine doktor tarafından tavsiye edilmiş olmalıdır.

Her kaplıcanın özelliğine göre bir faydalanma şekli var. Kiminin suyunu içerken kimiyle banyo yapılır. Bir diğerinin çamur veya buharından istifade edilir.

Banyo Kürleri: Sıcaklıkları vücut ısısına yakın olan (35-38) maden sularıyla gerçekleştirilir. Küvet veya havuz gibi bir yere biriktirilen suya bütün vücutla girilirse buna tam banyo; yarı beline kadar girilirse yarı banyo denir. Suyu bol olan kaplıcalarda duş banyoları da yapılmaktadır.

Buhar Kürleri: Sıcaklıkları vücut ısısının üzerinde olan maden sularının buharından istifade edilmektedir. Tavandan veya tabandan açılan deliklerden fışkıran buharlar teneffüs edilerek (iç çekilerek) şifa aranır. Ayrıca, fışkıran buharlar dış deriye temas ederek cilde de tesirli olur.

İçme Kürleri: Bazı maden suları, ihtiva ettikleri minerallerin özelliğinden dolayı içilmekle fayda verirler.

Çamur Kürleri: Maden sularıyla senelerce ıslak kalarak çamur halini almış olan kaplıca toprağı, madensel tuzlara doymuştur. Bu çamur gözeneklerden içeriye sızarak dokulara nüfuz eder.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder